Arşivde Bulunan Toplam Özelge Sayısı: 3690

Yatırım teşvik belgesi kapsamında gelir vergisi stopajı desteği hk.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)


Sayı
:
62030549-120[Geç.80-2013/967]-1179
24/04/2014
Konu
:
Yatırım teşvik belgesi kapsamında gelir vergisi stopajı desteği hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünden alınan ... tarih ve ... sayılı yatırım teşvik belgesi kapsamında 6 ncı bölgede faaliyette bulunduğunuz belirtilerek söz konusu teşvik belgesi kapsamında gelir vergisi stopajı desteği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 80 inci maddesinde,
"Bakanlar Kurulunca istatistiki bölge birimleri sınıflandırması, kişi başına düşen milli gelir veya sosyoekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınmak suretiyle belirlenen illerde yapılacak yatırımlar için Ekonomi Bakanlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2023 tarihine kadar gerçekleşen yatırımlarda teşvik belgelerinde öngörülen ve fiilen istihdam edilen işçilerin ücretlerinin sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin brüt tutarına tekabül eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisi, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan tarihten itibaren 10 yıl süreyle verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir.
Birinci fıkraya istinaden terkin edilecek verginin hesabında, öncelikle 32 nci maddede yer alan asgari geçim indirimi dikkate alınır.
Yatırımın tamamlanamaması veya teşvik belgesinin iptal edilmesi halinde, gelir vergisi stopajı teşviki uygulaması nedeniyle terkin edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde devralan, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasından yararlanır.
Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde, gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise kalan süre kadar devralan yararlanır.
Bu madde kapsamındaki gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlananlar, diğer kanunlarda yer alan aynı mahiyetteki hükümlerden ayrıca yararlanamazlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
283 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "4.5. Fiilen çalışma zorunluluğu" başlıklı bölümünde, "Gelir vergisi stopajı teşviki, sadece kapsama dahil iller ve ilçelerde bulunan işyerlerinde fiilen çalıştırılan işçilerin ücretleri üzerinden hesaplanacak gelir vergisi stopajı açısından geçerlidir. Bu işyerlerine ilişkin bordrolarda gösterilmiş olsalar dahi fiilen bu işyerlerinde çalışmayan işçiler açısından teşvikten yararlanmak mümkün değildir.
            İzin, hastalık ve benzeri nedenlerle işyerinde bulunulmaması halleri fiilen çalışmama olarak kabul edilmez." şeklinde açıklamalara yer verilmektedir.
            Bu hükümlere göre, ... tarih ve ... sayılı yatırım teşvik belgesi kapsamına dahil olan ve teşvik kapsamındaki yatırımda fiilen istihdam edilen personelin ücretleri için, diğer şartları da taşınması halinde Gelir Vergisi Kanununun Geçici 80 inci maddesi kapsamında gelir vergisi stopajı desteğinden yararlanılabilecektir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.


(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Serbest Bölgede yapılan yazılım programı hazırlama faaliyetinin CD olarak ihraç edilmesi durumunda ücret istisnasından faydanılması

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)


Sayı
:
62030549-120[61-2014/113]-1123
22/04/2014
Konu
:
Serbest bölgelerde ücret istisnası.

          İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin bankalara yönelik yazılım faaliyetinde bulunduğu, gerçekleştirilen programın CD şeklinde hazırlanarak fiziki mal olarak ihraç edilmesi halinde ilgili ülke mevzuatları açısından gümrükleme ve ithalat işlemlerinde büyük güçlüklerle karşılaşıldığı, müşterilerin programları elektronik olarak transferini talep ettikleri, ayrıca serbest bölge işlem formunda "sevkiyat şekli" elektronik yolla şeklinde belirtildiği, bu nedenle serbest bölgelerde istihdam edilen personelin ücretlerinin gelir vergisinden istisna uygulamasında hazırlanan programın elektronik transfer yöntemi ile gerçekleştirilmesi durumunda 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlanıp yararlanılmayacağı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
            25/11/2008 tarihli ve 27065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5810 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle değiştirilen ve 01/01/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinde;
            " Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar;
            ...
            b) Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az % 85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler gelir vergisinden müstesnadır. Bu oranı % 50'ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir."
            hükmüne yer verilmiştir.
            Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı olarak 12/03/2009 tarihli ve 27167 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Seri No.lu Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde yapılmıştır.
            Söz konusu Tebliğin "3.1. Üretilen Ürünlerin FOB Bedeli" başlıklı bölümünde;
            "3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi uyarınca, 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere, serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükellefler tarafından bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az  % 85'inin yurt dışına ihraç edilmesi kaydıyla, istihdam edilen personele ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.
            Bölge içinde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin üretime ilişkin  istihdam ettikleri tüm personele ödedikleri ücretler gelir vergisinden istisna edilecektir. Üretim faaliyeti ile birlikte başka konularda da faaliyette bulunan mükelleflerin satış, pazarlama, muhasebe, lojistik vb. departmanlarda çalışan personelleri de istisna kapsamında değerlendirilecektir."açıklamasına,
            Aynı tebliğinin "3.6. Yazılım Faaliyetleri" başlıklı bölümünde;
            "Yazılım: bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin ve hizmetlerin tümünü ifade eder.
            Tanıma uygun bir programın ticari amaçla CD şeklinde hazırlanması ve fiziki mal olarak fiilen ihraç edilmesi halinde, bu yazılım faaliyeti kapsamında serbest bölgede fiilen istihdam edilen personele ödenen ücretler Kanunda belirtilen şartları taşıması koşuluyla gelir vergisinden istisna edilecektir.
            Yazılım faaliyetinin istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için;
            - Söz konusu faaliyetin münhasıran ve fiilen serbest bölgede yapılması,
            - İşyeri alt yapısının ve teknik donanımının bu faaliyetin yapılmasına müsait olması,
            - Ürünün, gümrük çıkış beyannamesi ve YMM faaliyet raporu ile fiili ihracatın gerçekleştiğinin tevsik edilmesi gerekir." açıklamasına, 
            yer verilmiştir.
            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre; yazılım programı faaliyetinin münhasıran ve fiilen serbest bölgede yapılması, işyeri alt yapısının ve teknik donanımının bu faaliyetin yapılmasına müsait olması, ürünün gümrük çıkış beyannamesi ve YMM faaliyet raporu ile fiili ihracatın gerçekleştiğinin tevsik edilmesi ve CD şeklinde hazırlanarak fiziki mal olarak fiilen ihraç edilmesi halinde, bu yazılım faaliyeti kapsamında serbest bölgede fiilen istihdam edilen personele ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilecek olup, söz konusu yazılım programının elektronik transfer yöntemi ile gerçekleştirilmesi durumunda ücret istisnasından yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.


(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

4691 sayılı kanun kapsamında çalıştırılan personel için personel bilgi formu ve muhtasar beyannamesi verilip verilmeyeceği

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)


Sayı
:
50426076-120[98-2013/20-535]-58
21/04/2014
Konu
:
4691 sayılı kanun kapsamında çalıştırılan personel için personel bilgi formu ve muhtasar beyannamesi verilip verilmeyeceği

            İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden, ... Üniversitesi Teknopark Bölgesinde bulunan işyerinde 16/04/2013 tarihinde 4691 sayılı Kanun kapsamında çalıştırılmaya başlanan personel için personel bilgi formu ve muhtasar beyannamesi verilip verilmeyeceği hususunda, Başkanlığımız görüşünün talep edildiği  anlaşılmıştır.
            12/03/2011 tarih ve  27872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe  giren 6170 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun Geçici 2 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
            "Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi  mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.Bölgede çalışan; AR-GE ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri, 31/12/2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesnadır. Muafiyet kapsamındaki destek personeli sayısı AR-GE personeli sayısının yüzde onunu aşamaz. Yönetici şirket, ücreti gelir vergisi istisnasından yararlanan kişilerin Bölgede fiilen çalışıp çalışmadığını denetler. Ancak, Bölgelerde yer alan girişimcilerin yürüttükleri AR-GE projesi kapsamında çalışan AR-GE personelinin, Bölgede yürüttüğü görevle ilgili olarak yönetici şirketin onayı ile Bölge dışında geçirmesi gereken süreye ait ücretlerinin bir kısmı gelir vergisi kapsamı dışında tutulur. Kapsam dışında tutulacak ücret miktarı, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Yönetici şirketin onayı ile Bölge dışında geçirilen sürenin Bölgede yürütülen görevle ilgili olmadığının tespit edilmesi halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin cezalardan ilgili işletme sorumludur."
             hükmüne yer verilmiştir.
            12/03/2014 tarih ve 28939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği" nde uygulama esaslarına yönelik açıklamalara yer verilmiş olup, Yönetmeliğin "Muhafiyet ve İstisnalar" başlıklı 37 nci maddesinde;
            "Bölgede muafiyet ve istisnaların uygulanmasına ilişkin esaslar aşağıda belirtilmiştir:
            a) Yönetici şirketlerin, Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü faaliyetleri sonucunda elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden müstesnadır. Yönetici şirket, ayrıca, Kanunun uygulanması ile ilgili olarak düzenlenen kâğıtlardan ve yapılan işlemlerden dolayı damga vergisi ve harçtan muaftır.  Yönetici şirket, bu muafiyet ve istisnaların uygulanabilmesi için bağlı bulunduğu vergi dairesine başvuruda bulunur.
            b) Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım ve/veya Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisnanın uygulanabilmesi için mükellefler bağlı bulundukları vergi dairesine başvuruda bulunurlar. Bu başvuruya, yönetici şirketten alınan söz konusu vergi mükellefinin Bölgede yer aldığını ve mükellefin faaliyet alanlarını gösteren belge de eklenir, aksi takdirde bu bent kapsamındaki istisna uygulanmaz.
            c) Bölgede çalışan ve bu Yönetmeliğe göre tanımlanmış Ar-Ge ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31/12/2023 tarihine kadar her türlü vergiden istisnadır. Bu istisnanın uygulanabilmesi için, ilgili girişimci, Bölgede çalışan ve bu Yönetmeliğe göre tanımlanmış tüm Ar-Ge ve destek personelini, Ar-Ge projelerindeki görev tanımlarını, nitelik ve çalışma sürelerini gösteren listeyi aylık olarak yönetici şirkete onaylatır, inceleme ve denetimlerde ibraz edilmek üzere saklar. İstisna kapsamındaki çalışma sürelerinin hesabında haftada kırkbeş saatin üzerindeki ve ek çalışma süreleri bu hesaplamada dikkate alınmaz.  Hak kazanılmış hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilen tatil günleri gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasında dikkate alınır. Hesaplamada küsuratlı sayılar bir üst tamsayıya iblağ edilir. İstisna kapsamındaki destek personeli sayısı Ar-Ge personeli sayısının yüzde onunu aşamaz. Destek personeli sayısı hesabında küsuratlı sayılar bir üst tamsayıya iblağ edilir. Destek personelinin toplam Ar-Ge personeli sayısının %10'unu aşması hâlinde, brüt ücreti en az olan destek personelinin ücretinden başlamak üzere her türlü vergi istisnası uygulanır. Brüt ücretlerin aynı olması hâlinde, ücretine her türlü vergi istisnası uygulanacak destek personeli ise çalıştığı girişimci firma tarafından belirlenir. Ücretin brüte iblağ edilmesi gerektiği durumlarda brüt ücret Kanunla sağlanan vergi teşvikleri dikkate alınmaksızın hesaplanır. Ar-Ge ve destek personelinin bu Kanun kapsamında elde ettiği tüm gelirler (ücret, prim, ikramiye ve benzeri ödemeler) istisna kapsamına dahildir."
            hükmü yer almıştır.
            Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinde; Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin, bu madde kapsamında belirtilen ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmiştir.
            Aynı Kanunun "Muhtasar Beyannamenin verilme zamanı" başlıklı 98 inci maddesinde de;
            "94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü  günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Yıl sonlarında tahakkuk ettirilen mevduat faizlerinden kesilecek vergilerin bildirilmesi için bu süre bir ay uzatılır.
            Aynı belediye hudutları içinde muhtelif yerlerde yapılan ödeme ve tahakkuklar ile bunlara ait vergilerin bir merkezden bildirilmesi caizdir.
            Ziraî ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapanlar hariç olmak üzere, çalıştırdıkları hizmet erbabı sayısı 10 ve daha az olanlar, 94'üncü maddeye göre yapacakları tevkifatla ilgili muhtasar beyannamelerini, bağlı bulundukları vergi dairesine önceden bildirmek şartıyla her ay yerine Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirmiüçüncü günü akşamına kadarverebilirler."  hükmü mevcuttur.
            Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; ... Üniversitesi Teknopark Bölgesinde bulunan işyerinde 16/04/2013 tarihinde 4691 sayılı Kanun kapsamında çalıştırılmaya başlanan personelin, AR-GE ve destek personeli olması ve muafiyet kapsamında değerlendirilen destek personelinin ise AR-GE personeli sayısının yüzde onunu  aşmaması şartıyla, bu personele yapılan ücret ödemesinin 31/12/2023 tarihine kadar her türlü vergiden istisna olması nedeniyle tevkifat yapılmasına ve muhtasar beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak ücret ödemesi dışında kalan ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde belirtilen tevkifata tabi bir ödeme yapılması durumunda muhtasar beyanname verileceği tabiidir.
            Öte yandan, ilgili girişimci, Bölgede çalışan ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğine göre, tanımlanmış tüm Ar-Ge ve destek personelini, Ar-Ge projelerindeki görev tanımlarını, nitelik ve çalışma sürelerini gösteren listeyi aylık olarak yönetici şirkete onaylatmak, inceleme ve denetimlerde ibraz edilmek üzere saklamak zorundadır.
             Bilgi edinilmesini rica ederim.


(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Yazılım, web uygulamaları ve bilgisayar programları için yapılan ödemelerin vergilendirilmesi ve belge düzeni hk.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü


Sayı
:
27575268-105[227-2013-212]-428
18/04/2014
Konu
:
Yazılım, web uygulamaları ve bilgisayar programları için yapılan ödemelerin vergilendirilmesi ve belge düzeni hk.

             İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuzu, faaliyetiniz kapsamında yazılım, web uygulamaları ve bilgisayar programlarını vergi mükellefiyeti bulunmayan farklı kişilere (öğrenci, memur vb.) yaptıracağınızı ve alınan hizmet karşılığında bu kişilere belirli bir ücret ödeyeceğinizi, ayrıca yazılım yaptıracağınız bu kişilere bunun dışında yıllık kazancınızın %20-%25'i civarında bir ücret ödemesi yapacağınızı belirterek, alınan hizmet karşılığı bu kişilere yapılacak ödemelerin tevsiki açısından gider pusulası düzenlenip düzenlenmeyeceği, gider pusulası düzenlenmesi durumunda stopaj uygulanıp uygulanmayacağı, ödenen yazılım ücretlerinin işletmenizce gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile yazılım yaptırılan bu kişilerin ne şekilde vergilendirileceği veya söz konusu kişilerin bu faaliyetlerinden dolayı herhangi bir muafiyetlerinin söz konusu olup olmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun,
             37 inci maddesinde "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır."
            61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
            Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almış olup, Kanunun 65 ve 66 ncı maddelerine göre, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancı ve serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenlerin de serbest meslek erbabı oldukları belirtilmiştir.
            18 inci maddesinde, "Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam bestekar, bilgisayar programcısı ve mucitlerin bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlanmak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisi'nden müstesnadır.
            Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.
            Yukarıda yazılı kazançların arizi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.
            Serbest meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur." hükmü yer almaktadır.
            94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı: zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar" hükmüne yer verilmiş ve aynı maddenin (2) numaralı bendinde, 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden %17, diğer işlerde ise %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.
            Serbest meslek erbabının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172 ve 210 uncu maddeleri uyarınca serbest meslek kazanç defteri tutma, 236 ncı maddesi uyarıncada mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatları için serbest meslek makbuzu düzenleme mecburiyeti bulunmaktadır.
            Mezkur Kanunun 234 üncü maddesinde; birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulasının vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmünde olduğu hükmüne yer verilmiş, Kanunun 238 inci maddesinde ise; işverenlerin her ay ödedikleri ücretler için ücret bordrosu tutmaya mecbur oldukları hükmedilmiştir.
            224 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise konuya ilişkin olarak, münhasıran Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde belirtilen türden faaliyetlerde bulunan ve eserlerini sadece aynı Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilen kişi veya kurumlara teslim eden serbest meslek erbabından isteyenlerin, defter tasdik ettirme ve tutma ile belge düzenleme zorunluluklarının hasılat tutarına bağlı olmaksızın kaldırıldığı, aldığı eser ve hizmetleri bu kişiler tarafından düzenlenmiş serbest meslek makbuzu ile belgelemek zorunda olan mükelleflerin ise harcamalarını bunlara gider pusulası imzalatmak suretiyle tevsik edecekleri açıklanmıştır.
             Bu hüküm ve açıklamalara göre;
            -Yazılım, web uygulamaları ve bilgisayar programları yaptırılacak kişilerin, şirketinize bağlı olarak ve hizmet akdi kapsamında emir ve talimatlarınız altında çalışmaları halinde yapılan ödemelerin ücret olarak vergilendirileceği ve söz konusu ödemeler için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 238 inci maddesine göre şirketiniz tarafından ücret bordrosu düzenlenmesi,
            - Yazılım ve bilgisayar programları yaptırılacak kişiler ile şirketiniz arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi bulunmaması, kişilerin söz konusu faaliyetleri şahsi mesaiye ve mesleki bilgiye dayanarak şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapmaları durumunda, söz konusu faaliyetlerden elde edilecek kazancın serbest meslek kazancı olarak değerlendirilerek serbest meslek kazancına ilişkin genel hükümler çerçevesinde yapılacak ödemelerden 94 üncü maddesinin (2-b) bendi uyarınca %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı ve söz konusu mesleki faaliyete ilişkin her türlü tahsilat için serbest meslek erbabı tarafından serbest meslek makbuzu düzenlenmesi,
            - Tevkifat uygulamasında sebest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte olmasının herhangi bir önemi bulunmadığından kişilerin faaliyetleri arızi yapmaları halinde de aynı madde hükmüne göre %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılarak gider pusulası düzenlenmesi,
           - Yazılım ve bilgisayar programlarının eser niteliği taşıdığının bu faaliyeti yapan kişilerce Kültür ve Turizm Bakanlığından alınacak yazı ile tevsik ve ispat edilmesi şartı ile eser sahiplerinin Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde yer alan  istisnadan yararlanmalarının mümkün olacağı ve şirketiniz tarafından eser sahiplerine yapılacak ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (2-a) bendi uyarınca %17 oranında gelir vergisi kesinti yapılması gerekeceği, ayrıca, yapılan çalışmaların münhasıran Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamındaki işlemlerden ibaret olması halinde şirketinizce bu kişilere yapılan ödemelerin gider pusulası ile belgelendirilmesi,
            - Web uygulamaları faaliyetleri, ticari faaliyet kapsamında olduğundan işçi işveren ilişkisi bulunmadan bağımsız olarak yapılan söz konusu faaliyetin devamlılık arz etmesi durumunda bu faaliyetten elde edilecek kazancın ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergilendirileceği ve söz konusu faaliyete ilişkin kayıtların ise Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerle tevsik edilmesi,
           gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.


(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Terkeden mükellefin geçmiş yıl zararını indirime konu edip edemeyeceği

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü


Sayı
:
38418978-120[88-13/1]-417
17/04/2014
Konu
:
Terkeden mükellefin geçmiş yıl zararını indirime konu edip edemeyeceği


             İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 2011 yılında başladığınız serbest meslek faaliyetini 2012 yılında terk edip 2013 yılında yeniden başladığınız belirtilerek, 2011 yılına ait olan ve 2012 yılı karından düşüldükten sonra kalan geçmiş yıl zararının 2013 yılı birinci dönem geçici vergi beyannamesinde mahsup edip edemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Zararların Karlarla Takas ve Mahsubu" başlıklı 88 inci maddesinde;
            "Gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararlar  (80'inci maddede yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilir.
            Bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmı, müteakip yılların gelirinden indirilir. Arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesi müteakip yıllara naklolunamaz.
            Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, gider fazlalığından doğanlar hariç, sermayede vukua gelen eksilmeler zarar addolunmaz.
            ..." hükmü yer almaktadır.
            Buna göre 25.04.2012 tarihinde terk ettiğiniz serbest meslek faaliyetinize ilişkin zararın 20.02.2013 tarihinde başladığınız yeni mükellefiyetinizde indirilecek geçmiş yıl zararı olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.



(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetinin gelir vergisi ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre durumu

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR VERGİLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ


Sayı
:
84098128-120.04[65-2013-4]-207
16/04/2014
Konu
:
Serbest Meslek Kazancı

            İlgide kayıtlı  özelge talep formu ve ekinde yer alan dilekçenizde, çevrimiçi oynatılan bilgisayar oyunları için yerelleştirme (lokalizasyon) hizmeti sunduğunuz, yaptığınız işin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser sayıldığı, aslen Alman vatandaşı olmanıza rağmen T.C.  uyruklu olduğunuz için üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan Mavi Kart sahibi olduğunuzu, 04.04.2013 tarihinde ikametgahınızı Almanya'dan Türkiye'ye taşıdığınızı, müşteriniz olan Almanya mukimi firmanın şahsınızdan üzerinde vergi numarası bulunan fatura istediğini belirterek, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması çerçevesinde vergilendirmenin nasıl olacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
            GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde, "Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır.
            Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.
            Yukarıda yazılı kazançların arızî olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.
            Serbest meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur."
            hükmüne yer verilmiştir.
            37 nci maddesinde ise, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiştir.
            Ticari faaliyet, bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin "ticari faaliyet" olma niteliğine etki etmemektedir.
            Ancak, bir faaliyetin "ticari faaliyet" sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
            61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
            Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almıştır.
            Aynı Kanunun 65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
            Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..." hükmü yer almıştır.
            Buna göre, serbest meslek faaliyetinin ana unsuru, faaliyetin sermayeden ziyade şahsi çalışmaya, bilimsel veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması ve bu faaliyetin müstakil bir organizasyon içinde bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.
            Anılan Kanunun "Vergi tevkifatı'' başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında nakden veya hesaben yaptıkları ödemelerden istihkak sahiplerinin gelir vergisine mahsuben tevkifat yapacak olanlar sayılmış olup, 2 numaralı bent uyarınca yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden % 17 oranında, gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.
            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre; bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetiniz, Almanya'daki firmanın doğrudan bir kontrol ve müeyyidesi olmaksızın ve bir hizmet akdi ile bağlı bulunmaksızın, şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabınıza yapmanız ve faaliyetinizin ticari mahiyette olmaması halinde, anılan Kanunun 65 inci maddesi uyarınca serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilecektir.
            Dolayısıyla, söz konusu firmanın Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılanlar arasında yer almaması ve adınıza yapacağı ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapmasının mümkün bulunmaması nedeniyle, elde ettiğiniz kazancın tamamının yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.
            Bu çerçevede, söz konusu çalışmalarınız Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 10.05.2013 tarihli ve 91657 sayılı yazısı ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde güzel sanat eseri olarak değerlendirilmiş olmakla birlikte, söz konusu işin Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde yer alan eser gruplarından hiç birinin kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, bu işler nedeniyle söz konusu maddede yer alan istisnadan faydalanılması mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bu faaliyetten elde ettiğiniz serbest meslek kazancınızın gerçek usulde vergilendirilmesi ve yıllık gelir vergisi beyannamesi ile tarafınızca beyan edilmesi gerekmektedir.
            ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN
            Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi ve Vergi Kaçakçılığını Önleme Anlaşması'nın "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesinde;
            "1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir gerçek kişinin serbest meslek hizmetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Bununla beraber, bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer;
            a) bu kişi, bu diğer Devlette, söz konusu hizmet veya faaliyetleri icra etmek amacıyla sürekli kullanabileceği sabit bir yere sahip ise; veya
            b)bu kişi, bu diğer Devlette, söz konusu hizmet veya faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde toplam 183 gün veya daha uzun bir süre kalırsa,
            söz konusu gelir aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.
            Böyle bir durumda, olayına göre, ya yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen gelir ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içinde icra edilen hizmet veya faaliyetlerden elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
            2. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerinin yanı sıra, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici veya öğretici faaliyetleri kapsamına alır."
            hükmü yer almaktadır.
            Buna göre, Türkiye mukimi olarak Almanya mukimi bir firmaya lokalizasyon, tercüme ve uyarlama hizmetlerinizin; anılan Anlaşmanın 14 üncü maddesi kapsamında, serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi ve anılan maddenin (1/a) ve (1/b) bentlerinde yer alan koşulların birlikte Almanya'da gerçekleşmediği durumda, bahse konu hizmetlerden elde ettiğiniz gelirlerin Türkiye'de iç mevzuatımız çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.
            Ancak, söz konusu faaliyetler, Almanya'da yer alan bir sabit yer vasıtasıyla yürütülürse veya Almanya'da icra edilen hizmetlerin 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşarsa, Almanya'nın da bu gelirleri kendi iç mevzuatı kapsamında vergileme hakkı bulunmaktadır.
            Anlaşmanın 14 üncü maddesi kapsamında Almanya'da vergi ödenmesi durumunda ödenen bu vergi Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" ne ilişkin 22 nci maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında Türkiye'de toplam kazançlar üzerinden ödenecek vergilerden mahsup edilmesi gerekmektedir.
            Diğer taraftan, Türkiye'de yerleşik kişilerin Almanya'da elde ettiği yurt dışı kaynaklı gelirlerin Anlaşma çerçevesinde vergilendirilebilmesi için, söz konusu kişilerin Türk yetkili makamlarından (Gelir İdaresi Başkanlığı) alacakları ve Türkiye'de mukim olduklarını gösteren belgeyi Alman yetkili makamlarına ibraz etmeleri gerekmektedir. Anılan belgenin ibraz edilmemesi durumunda, Anlaşmaya göre değil, Alman iç mevzuatı çerçevesinde vergileme yapılacağı tabidir.
            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
             3065 sayılı  Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
            1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin vergiye tabi olduğu,
            4/1 inci maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,
            6/b maddesinde, hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği,
            11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu,
            12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurtdışında faydalanılması gerektiği, hüküm altına alınmıştır.
            Hizmet ihracı  ile ilgili açıklamalar 17, 26, 30 ve 113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri ile 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin 3.1.1. bölümünde yapılmıştır.
            26 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (K) bölümüne göre, hizmet ihracatında katma değer vergisi istisnası uygulanabilmesi için;
             - Hizmetin Türkiye'de yurt dışındaki bir müşteri için yapılması,
            - Fatura ve benzeri belgelerin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmiş olması,
            - Hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi,
            - Hizmetten yurt dışında yararlanılmış olması,
            şartlarının birlikte gerçekleşmiş olması zorunludur.
            Ayrıca, 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin "Serbest Meslek Faaliyeti Çerçevesinde Yapılan Teslim ve Hizmetler" başlıklı (2.2.) numaralı bölümünde;
            "... ...
            Serbest meslek faaliyetlerini mutad ve sürekli olarak yapanların prensip olarak, KDV mükellefiyeti tesis ettirmeleri gerekmektedir. Ancak, Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren teslim ve hizmetleri münhasıran aynı Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilen kişi, kurum ve kuruluşlara yapanların hesaplayacağı KDV'nin bu kişi veya kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi mümkün bulunmaktadır.
            Serbest meslek erbabının bu uygulamadan faydalanabilmesi için KDV mükellefiyetinin sadece Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren işlemlerden ibaret olması ve işlemlerinin tamamının aynı Kanunun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşlara yapılması gerekmektedir."
            açıklamalarına yer verilmiştir.
            Buna göre, bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetini mutad meslek halinde ifa etmeniz nedeniyle söz konusu hizmetlerin KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre katma değer vergisine tabi olması gerekmektedir.
             Öte yandan, söz konusu hizmetleri yurt dışındaki müşterilere vermeniz ve yukarıda belirtilen diğer şartların mevcut olması halinde ise bu hizmetlerin KDV Kanununun 11/1-a ve 12/2 nci maddelerine göre hizmet ihracı kapsamında katma değer vergisinden istisna olacağı tabiidir.
            Ancak, internet ortamında verilen hizmetten yurtdışındaki müşterilerin Türkiye'de yararlanmaları halinde vermiş olduğunuz bu hizmet genel hükümler çerçevesinde KDV 'ye tabi olacaktır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.


(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Sahip olunan gayrimenkulün ayni sermaye olarak sermaye şirketine konulmasının değer artış kazancı bakımından vergilendirilmesi hk.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR VERGİLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ


Sayı
:
84098128-120.07.01[Mük.80-2012/2]-201
15/04/2014
Konu
:
Değer artışı kazancı.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden; İTOB Organize Sanayi Bölgesinde 2000 yılından 2012 yılına kadar toplam 350.054-TL bedel ödeyerek 15.12.2003 tarihinde adınıza tahsis edilerek iktisap ettiğiniz .. no.lu parseli, 10.10.2012 tarihinde 745.000-TL bedelle ortağı olduğunuz ... San.Ltd.Şti.'ne ortaklık hissesi olarak devrettiğinizi, ancak ... San.Ltd.Şti.'ndeki ortaklığınızın 10.10.2012 tarihinde sona ermesi üzerine aynı gün devre konu gayrimenkulü  anılan şirketten çekmek suretiyle ... Kimya San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ayni sermaye payı olarak devrettiğinizi belirterek, bahse konu devir işlemlerinden dolayı değer artışı kazancı nedeniyle herhangi bir vergilemeye tabi olup olmayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşünün istenildiği anlaşılmaktadır.
            193 sayılı  Gelir Vergisi Kanununun "Değer Artışı Kazançları" başlıklı Mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde, iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1),(2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artışı kazancı olarak vergiye tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
            Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında, bu maddede geçen "elden çıkarma" deyiminin, bu mal ve hakların; satılmasını, bir ivaz karşılığında devir ve temlikini, trampa edilmesini, takasını, kamulaştırılma ve devletleştirilmesi ile ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği belirtilmiştir.
            Aynı Kanunun Geçici 71 inci maddesinde; "Bu Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde sayılan ve 01/01/2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan mal (gerçek usulde vergilendirilen çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde dört yıllık süre esas alınır."hükmü yer almıştır.
            4721 sayılı  Türk Medeni Kanununun 704 ve 705 inci maddelerine göre, taşınmaz mülkiyetinin konusuna giren gayrimenkulün mülkiyetinin kazanılması, tapuya tescille doğacağından "iktisap tarihi" olarak, tapu tescil tarihinin esas alınması gerekir. Ancak, gayrimenkulün fiilen kullanım hakkının tapu tescil tarihinden önce alıcıya bırakılmış olması halinde ise bu tarih, iktisap tarihi olarak dikkate alınacaktır.
            Diğer taraftan, ilgide kayıtlı özelge talep formunuzun ekinde yer alan İTOB Organize Sanayi Bölgesinin ... tarih ve ...  sayılı yazısından, 15.12.2003 tarihinde 9 sayılı Müteşebbis Heyet Kararı ile adınıza tahsis edilen ... no.lu parselde yer alan 10.000 m² yüzölçümlü arsanın 19.07.2012 tarihinde 302 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile ortağı olduğunuz ... Kimya San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına geçirildiği anlaşılmıştır.
            Buna göre, 2003 yılında fiili kullanım hakkı adınıza tahsis edilen gayrimenkulün iktisap tarihinin de 2003 yılı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Anılan gayrimenkulün bu şekilde belirlenen iktisap tarihinden itibaren 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 80 inci maddesinde belirtilen süre geçtikten sonra ortağı olduğunuz ... Kimya San. ve Dış Tic. Ltd.Şti'ne 19.07.2012 tarihinde devredilerek elden çıkarılmasından doğan gelir değer artış kazancı yönünden vergilendirilmeyecektir.
            Ancak, ortağı olduğunuz ... Kimya San. Ltd.Şti.'ne devrettiğiniz gayrimenkulünüzü, anılan şirketteki ortaklığınızın 10.10.2012 tarihinde sona ermesi nedeniyle aynı gün işletmeden çekerek bu defa ... Kimya San. ve Dış Tic.Ltd.Şti.'ne ayni sermaye payı olarak koymanız halinde, söz konusu devir tarihi itibariyle gayrimenkulün elden çıkarıldığı kabul edileceğinden elde ettiğiniz gelirin değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi gerekeceği tabiidir.
            Öte yandan, anılan gayrimenkulü ortağı olduğunuz ... Kimya San. ve Dış Tic.Ltd.Şti.'ne devir işlemi, ticari bir alış-veriş olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, ilişkili kişiler arasında yapılan ticari işlemler sonucu yapılan ödemeler sırasında 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinde yer alan "Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı" hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.


(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Trampa usulü takas edilen arsanın satışa konu edilmesi durumunda vergilendirme hk.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
GAZİANTEP VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
VERGİ VE ANLAŞMALAR UYGULAMA MÜDÜRLÜĞÜ


Sayı
:
16700543-120-14
14/04/2014
Konu
:
Değer artış kazancı

            İlgide kayıtlı talep formunuz ve eklerinin tetkikinde, Babanızdan 1953 yılında miras yolu ile kalan ... parselde  adınıza kayıtlı 2.480 m² arazinizi yine ... Büyükşehir Belediyesi adına ... parselde kayıtlı 5.861,11 m² arsa ile 28.01.2011 tarihinde sıfır satış bedeli ile trampa usulü takas ettiğinizi, 28.01.2011 tarihinde de tapuda adınıza tescilinin yapıldığı belirtilerek, takas karşılığı aldığınız arsayı satışa çıkarmayı düşündüğünüzden satış işlemi sonrası gelir vergisi kanununa göre vergileme olup olmayacağı hususunda bilgi verilmesi istenilmektedir.
           193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Değer Artışı Kazançları" başlıklı Mükerrer 80'inci maddesinde;
             "Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.
             ........
            6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.).
             Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
            Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, (285 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2014 tarihinden) 9.700 Türk Lirası gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.
            Diğer taraftan, anılan Kanunun Mükerrer 81 inci maddesinin birinci fıkrasında; değer artışında safi kazancın elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunacağı hükme bağlanmış olup, son fıkrasında ise "Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilirŞu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır." hükmü yer almaktadır.
             Öte yandan, konuyla ilgili olarak ayrıntılı açıklamaların yer aldığı 25.03.2011 tarihli ve 76 sıra numaralı Gelir Vergisi Kanunu Sirkülerinin, "Gayrimenkullerde İktisap Tarihinin Belirlenmesi"  başlıklı dördüncü bölümünde,"Gayrimenkullerde iktisap, Türk Medeni Kanununun 705 inci maddesi uyarınca, tapuya tescille olmaktadır. Buna göre, kat karşılığı müteahhide veya kooperatiflere verilen arsa karşılığında alınan gayrimenkuller dahil, iktisap edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde, değer artışı kazancının tespiti yönünden iktisap tarihi olarak, gayrimenkulün tapuya tescil edildiği tarih esas alınacaktır.
             Ancak, gayrimenkulün tapuya tescil tarihinden önce sahibinin fiilen kullanımına bırakıldığı bazı özel haller de iktisap tarihi olarak tapuya tescil tarihi yerine fiilen kullanıma bırakılma tarihinin kabul edilmesi gerekir.
             ......" açıklamalarına yer verilmiştir.
             Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre;
             Babanızdan miras yoluyla (ivazsız) kalan arazinizin ... Büyükşehir Belediyesi ile 28.01.2011 tarihinde sıfır satış bedeli ile trampa usulü takas edilmesi işlemi değer artış kazancı konusuna girmediğinden vergileme yapılması söz konusu olmayacaktır.
             Ancak, takas karşılığı aldığınız arsanın 28.01.2011 tarihinde adınıza tapuya tescil edilmesi nedeniyle iktisap tarihi olarak bu tarih esas alınacağından, dolayısıyla da iktisap tarihinden itibaren beş yıllık süre geçmemiş olduğundan söz konusu gayrimenkulün satışından elde edilecek kazancın değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.


(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.