Arşivde Bulunan Toplam Özelge Sayısı: 3690

Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan mükellefin başka bir tenoparka taşınarak faaliyetine devam etmesi durumunda istisnadan faydalanıp faydalanamayacağı

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü



Sayı
:
39044742-130-818
08/04/2014
Konu
:
Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan mükellefin başka bir tenoparka taşınarak faaliyetine devam etmesi durumunda istisnadan faydalanıp faydalanamayacağı


         
  İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, firmanızca 4691 sayılı Kanun kapsamında 2010 ve ... Teknopark bünyesinde başlanılan ve devam eden 5 adet projenin yine aynı Kanun kapsamında  ... Teknoparkta sürdürülmesi durumunda yeni taşınılan yerde söz konusu istisna hükümlerinden faydalanılıp faydalanılamayacağı, ... Teknoparkta başlamış ve sonuçlanan projelerden bölge dışında elde edilen gelir için yasa kapsamında istisnadan faydalanılıp faydalanılmayacağı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmıştır.
            1- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
             4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu'nun geçici 2' inci maddesinde; "Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır." hükmü yer almaktadır.
           Diğer taraftan, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin "5.12.2. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda yer alan istisna" başlıklı bölümünde söz konusu istisna uygulaması ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup, "5.12.2.2. Yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi istisnasının kapsamı" bölümünde;
            "...
            Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge dışında gerçekleştirdikleri faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar, yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisnadan yararlanamaz.
            Öte yandan, teknoloji geliştirme bölgelerinde yazılım ve Ar-Ge faaliyetinde bulunan şirketlerin, bu faaliyetler sonucu buldukları ürünleri kendilerinin seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Üretim ve pazarlama organizasyonu nedeniyle doğan kazancın diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak, lisans, patent gibi gayrimaddi haklara bağlanmamış olmakla birlikte uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançların istisna kapsamında değerlendirileceği tabiidir.
            ...." açıklamaları yer almış olup "5.12.2.7. İstisna uygulamasında süre" başlıklı bölümünde;
            "İstisna, 31/12/2023 tarihine kadar uygulanacak olup istisna süresinin başlangıç tarihi olarak, yönetici şirketten izin alınarak bölgede fiilen faaliyete geçilen tarih esas alınacaktır.
            Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançları da 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir." açıklamaları yer almış olup  "5.12.2.9. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre bildirim ve beyanın yapılması gereken yer" başlıklı bölümünde de;
            "19/6/2002 tarih ve 24790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 37 nci maddesinde, yönetici şirketin kuruluşunun Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından sonra Maliye Bakanlığına başvuruda bulunacağı; bölgede yer alan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarının gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilebilmesi için Maliye Bakanlığına müracaat edecekleri, bu müracaata bölgede faaliyette bulunulduğunu gösteren yönetici şirketten alınan bir belgenin ekleneceği; girişimcilerin, istihdam ettikleri tüm araştırmacı, yazılımcı ve Ar-Ge projelerindeki personelin listesini, görev tanımlarını, nitelik ve çalışma sürelerini yönetici şirkete onaylattıktan sonra aylık olarak Maliye Bakanlığına bildirecekleri ifade edilmiştir.
            Söz konusu yönetmelikte başvuru, müracaat ve bildirimlerin yapılacağı yer Maliye Bakanlığı olarak belirtilmekle birlikte, bu bildirimler bölgede faaliyet gösteren mükelleflerin kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine yapılacak olup bunların bir örneğinin de muhtasar beyanname yönünden bağlı olunan vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Vergi dairelerince mükelleflere istisna uygulamasına ilişkin olarak herhangi bir belge verilmesi söz konusu değildir.
            Bölgede faaliyete geçen mükellefler, işe başlama, işi bırakma ve diğer değişiklikler konusunda Vergi Usul Kanununda yer alan hükümlere uymak zorundadır." açıklamaları yer almaktadır.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, firmanızın ... Teknopark bünyesinde  başlattığı projelerin  ... Teknoparkta sürdürülebilmesi için, söz konusu bölgede faaliyette bulunulduğunu gösteren yönetici şirketten alınan bir belgenin, bağlı bulunduğunuz vergi dairesine verilmesi durumunda, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve AR-GE faaliyetleri sonucunda bulduğunuz ürünlerin  pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı,  Kanun ve yönetmelik hükümleri ile yukarıda yer alan tebliğde yer alan açıklamalara uyulmak kaydıyla, faaliyete başladığınız tarihten bağımsız olmak üzere, 31/12/2023 tarihine kadar  kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkündür.
          Ancak, bölge dışında gerçekleştirilecek faaliyetlerden elde edilecek kazançlara, yazılım ve  Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisna uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
            2- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
            Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;          
            1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
             30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV den indirilemeyeceği,
            geçici 20/1 inci maddesinde, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV den istisna olduğu,
            hükme bağlanmıştır.
          60 No.lu KDV Sirkülerinin "3.6.4 Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Faaliyette Bulunanlara Yönelik İstisna" başlıklı bölümünde;
              "KDV Kanununun geçici 20/1 inci maddesine göre, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri KDV'den müstesnadır.
            Söz konusu istisna teknoloji geliştirme bölgesinde üretilen sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim ve hizmetleri kapsamaktadır. Teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi, bunlar dışındaki teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla, oyun programları, network uygulamaları gibi yazılımlar istisna kapsamında bulunmamaktadır.
        Öte yandan, teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimciler tarafından münhasıran bu bölgelerde üretilen yazılımlar için alınan her türlü mal ve hizmet, söz konusu yazılım satışlarının vergiden istisna olup olmadığına bakılmaksızın genel esaslara göre KDV'ye tabi tutulacaktır. Benzer şekilde, bölgede faaliyette bulunan bir firmaya bu bölgede verilen danışmanlık hizmeti de KDV'ye tabi olacaktır." şeklinde açıklama yapılmıştır.
          Buna göre, firmanızca ... Teknopark bünyesinde başlattığı projelerin ... Teknoparkta sürdürülebilmesi için, söz konusu bölgede faaliyette bulunulduğunu gösteren bir belgenin bağlı bulunduğunuz vergi dairesine verilmesi durumunda, münhasıran bu bölgede üretimine devam ettiğiniz sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetler KDV den istisna olacaktır.
             Bilgi edinilmesini rica ederim.




(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Şahıs işletmesine dönüşen şirkette KDV istisnası

T.C.
UŞAK VALİLİĞİ
Defterdarlık : Gelir Müdürlüğü



Sayı
:
52796708-130-1
08/04/2014
Konu
:
Şahıs işletmesine dönüşen şirkette KDV istisnası


             İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesi sonucunda; Banaz Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... İnş Ltd. Şti'nin ortağı olduğunuz belirtilerek şirketin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte şahsınıza devri durumunda katma değer vergisi (KDV) uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.
            I- KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN
            6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 124 üncü maddesinin birinci fıkrasında kollektif, komandit, anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin ticaret şirketi olduğu belirtilmiş aynı maddenin ikinci fıkrasında ise kollektif ve komandit şirketin şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin ise sermaye şirketi olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 180 inci maddesinde, "(1) Bir şirket hukuki şeklini değiştirebilir. Yeni türe dönüştürülen şirket eskisinin devamıdır." denilmekte olup "b) Geçerli tür değiştirmeler" başlıklı 181 inci maddesinde ise,
            "(1) a) Bir sermaye şirketi;
            1. Başka türde bir sermaye şirketine;
            2. Bir kooperatife;
            ...
            dönüşebilir."
            hükmü yer almaktadır.
            Aynı Kanunun 194 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ise "Bir ticaret şirketinin bir ticari işletmeye dönüştürülebilmesi için, söz konusu ticaret şirketinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından devralınmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir. Bu hâlde, ticari işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi, bir kollektif veya komandit şirket ise mezkûr ticaret şirketinin borçlarından, ticari işletmeyi işletecek kişi ve kişiler ile ticaret şirketinin eski ortakları da 264 üncü maddedeki zamanaşımı süresince sıfatlarına göre müteselsilen sorumlu olurlar. Dönüştürmeye bu Kanunun 264 ilâ 266 ncı maddeleri de uygulanır." denilmektedir.
            6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda bir sermaye şirketinin nev'i değişikliği yoluyla şahıs şirketine dönüşmesi mümkün bulunsa da özelge talep formunuzda belirtilen devir işleminin nasıl vergilendirileceği hususunda vergi kanunlarının dikkate alınacağı tabidir.
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 17 nci maddesinde kurumların ticari faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesine yönelik yapılan işlemler süreci olan tasfiye hükümlerine yer verilmiş olup aynı Kanunun 19 uncu maddesinde nev'i değişikliğine ilişkin olarak yapılan düzenlemelere göre, kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunulan bir kurumun kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kuruma dönüştürülmesi, münfesih kurumun tür değişikliği tarihindeki bilanço değerlerinin bir bütün olarak devri ve aynen bilançosuna geçirilmesi halinde mümkün olabilecektir.
            Aynı Kanunun "Devir, Bölünme ve Hisse Değişimi Hallerinde Vergilendirme" başlıklı 20 nci maddesinde ise;
            "(1) Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilir; birleşmeden doğan karlar ise hesaplanmaz ve vergilendirilmez:
            a) Şirket yetkili kurulunun devre ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih, devir tarihidir. Münfesih kurum ile birleşilen kurum;
            1) Devir tarihi itibarıyla hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesi ile,
            2) Devir işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar geçen süre içerisinde yapılması halinde, münfesih kurumun önceki hesap dönemine ilişkin olarak hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesini, birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verirler.
            b) Birleşilen kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini münfesih kurumun birleşme sebebiyle verilecek olan kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde vereceği bir taahhütname ile taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru, bu hususta birleşilen kurumdan ayrıca teminat isteyebilir."
            hükmüne yer verilmek suretiyle yukarıda belirtilen şartların oluşması halinde sadece devir tarihine kadar elde edilen kazançların vergilendirilip, doğrudan doğruya birleşmeden doğan karların hesaplanmayacağı belirtilmiştir.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, ortağı olduğunuz ... İnş. Ltd. Şti.'nin tüm aktif ve pasifleriyle şahsınıza devredilerek şahıs işletmesine dönüştürülmesi işlemi, Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddeleri kapsamında "devir" olarak değerlendirilemeyeceğinden söz konusu nev'i değişikliğinden doğan karlar vergiye tabi tutulacaktır.
            II- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN
            3065 sayılı KDV Kanununun;
            1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
            17/4-c maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanuna göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin KDV den müstesna olduğu,
            hükümlerine yer verilmiştir.
             Buna göre, ortağı olduğunuz ... İnş. Ltd. Şti.'nin tüm aktif ve pasifleriyle şahsınıza devredilerek şahıs işletmesine dönüştürülmesi işlemi, Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddeleri kapsamında "devir" olarak değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu işlemin KDV Kanununun 17/4-c maddesi kapsamında KDV den istisna tutulması mümkün değildir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.





(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Yurt içinden havayolu şirketine yapılan işletme ve donatım malzemelerinin tesliminde KDV

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü



Sayı
:
93767041-130[16-2013/126]-41
08/04/2014
Konu
:
Yurt içinden havayolu şirketine yapılan işletme ve donatım malzemelerinin tesliminde KDV


            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, havayolu şirketlerine yapacağınız işletme ve donatım malzemesi teslimlerinin katma değer vergisine (KDV) ye tabi olup olmadığı hususunda bilgi talep edilmektedir.
            3065 sayılı KDV Kanununun;
            -1/1 maddesinde ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 maddesinde her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu,
            -16/1-b maddesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası hariç], geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithalinin KDV den istisna olduğu,
            hüküm altına alınmıştır.
            Öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167/9-d maddesi hükmü ile; deniz ve hava ulaşım araçlarına ait donatım ve işletme malzemesi ithali gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.
            Bu açıklamalar çerçevesinde, deniz ve hava ulaşım araçlarına ait donatım ve işletme malzemelerinin gerek firmanız gerekse havayolu şirketi tarafından 4458 sayılı Kanunun 167/9-d maddesine göre gümrük vergisinden muaf olarak ithal edilmesi halinde, bu ithalat işlemi 3065 sayılı Kanunun 16/1-b maddesi uyarınca KDV den istisna olacaktır. Ancak, firmanızca ithal edilen donatım ve işletme malzemelerinin havayolu şirketlerine yurt içinde teslimi genel hükümlere göre  KDV ye tabi tutulacaktır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.



(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Çinko Oksit alım ve satımında KDV tevkifatı.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)



Sayı
:
84974990-130[9-2012-146]-334
08/04/2014
Konu
:
Çinko Oksit alım ve satımında KDV tevkifatı.



            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, çinko metalinden elde edilen "çinko oksidin" alım ve satım faaliyeti ile uğraştığınız belirtilerek, söz konusu ürün teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
            KDV Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
            Konuya ilişkin olarak yayımlanan 122 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile değişik 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin "3.3.2. Bakır, Çinko, Alüminyum ve Kurşun Ürünlerinin Teslimi" başlıklı bölümünde;
            Bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (3.3.2.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin Tebliğin (3.1.2.) bölümünde sayılanlara tesliminde, (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı,
             Bunların, ilk üreticileri (cevherden üretim yapanlar) ile ithalatçıları tarafından tesliminde tevkifat uygulanmayacağı, sonraki safhaların teslimlerinin ise tevkifata tabi olacağı,
            Tevkifat kapsamına bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve alaşımlarından mamul; anot, katot, granül, filmaşin, profil, levha, tabaka, rulo, şerit, panel, sac, boru, pirinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerleri ile kurşun ve alaşımlarından mamul, tuğla, mühür, yaprak, plaka, folyo, pul, saçma, ızgara, toz, kurşun oksit, kurşun monoksit, kırmızı oksit ve benzerlerinin girdiği,
            ifade edilmektedir.
            Buna göre, çinkonun işlenmesi sonucu elde edilen "çinko oksidin" firmanız tarafından Tebliğin (3.1.2.) bölümünde sayılanlara tesliminde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.
            Öte yandan, söz konusu çinko oksidin ilk üreticileri (cevherden üretim yapanlar) ile ithalatçıları tarafından tesliminde tevkifat uygulanmayacağı tabiidir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.



(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Çinko küllerinin ithalinin KDV\'den istisna olup olmadığı.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)



Sayı
:
84974990-130[17-2013/15]-336
08/04/2014
Konu
:
Çinko küllerinin ithalinin KDV'den istisna olup olmadığı.


            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 26.20 tarife pozisyonu kapsamındaki eşyalar ile "2620.19.00.00.00 Diğerleri" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında ithalini yaptığınız çinko küllerinin Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-g maddesi kapsamında KDV den istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.
            3065 sayılı KDV Kanununun;
            -17/4-g maddesinde; Külçe altın, külçe gümüş, kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virconia), döviz, para, damga pulu, değerli kağıtlar, hisse senedi, tahvil, varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları ile metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminin KDV den istisna olduğu,        
            -16/1-a maddesinde de KDV Kanununa göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin KDV den istisna olduğu,
            hüküm altına alınmıştır.
            Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 26.20 tarife pozisyonunda "Arsenik, metaller veya bunların bileşiklerini içeren cüruf, küller ve kalıntılar (demir veya çeliğin imalinden elde edilenler hariç)" tanımlanmıştır. Bu pozisyon, metal içersin veya içermesin, arsenik veya metallerin çıkarılması veya bunların kimyasal bileşiklerinin üretilmesinde kullanılmaya mahsus arsenik içeren cüruf, artık ve külleri kapsar. Bunlar, metal cevherlerinin veya metalurji ara ürünlerinin (matlar gibi) işlenmesinden ya da metale mekanik bir işlemin uygulanmadığı elektrolitik, kimyasal veya diğer işlemlerin muameleleri sonucu elde edilirler. Yıpranmış, aşınmış veya kırılmış metal eşyayı içeren döküntülerin veya metallerin mekanik işlemleri sonucu ortaya çıkan kalıntılar bu pozisyon haricindedir.
            Buna göre, 26.20 tarife pozisyonu ile ilgili "Başlıca muhtevası çinko olanlar" tarife pozisyonuna ait "2620.19.00.00.00 Diğerleri (Galvanizli matlar dışındaki başlıca muhtevası çinko olan metaller veya bunların bileşiklerinin cüruf, kül ve kalıntıları)" GTİP numarası kapsamında olan eşyaların hangi işlemle elde edildiğine bakılmaksızın teslim veya ithalinin Kanunun 17/4-g maddesi kapsamında KDV den istisna tutulması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.



(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

KDV Kanunu\'nun 13/f maddesi kapsamında yüklenici firmaya teslimde bulunacak firmaya yapılan teslim ve hizmetlerde istisna uygulanıp uygulanmayacağı.

Malzemesiz Temizlik İşinde Tevkifat Uygulaması

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)



Sayı
:
84974990-130[9-2013/60]-338
08/04/2014
Konu
:
Tevkifat uygulaması


            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ihale edilen malzemesiz temizlik hizmeti işini aldığınızı belirterek, söz konusu temizlik hizmetinde uygulanacak tevkifat oranına ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
             3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiş ve bu yetkiye istinaden yayımlanan ve 01.05.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde KDV tevkifatına ilişkin usul ve esaslarına ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir.
             117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin;
             - "3.2.10. Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri" başlıklı bölümünde Tebliğin (3.1.2.) bölümünde sayılanların temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında, alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı,
             - "3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri" başlıklı bölümünde, Tebliğin (3.1.2.) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanacakları işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında) alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı,
             belirtilmiştir.
             60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin "2.2.2.10. Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri" başlıklı bölümünde, malzemesiz temizlik hizmetlerinin 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.2.5) bölümünde düzenlenen işgücü temin hizmetine ilişkin koşulları taşıması kaydıyla, ilgili bölüm kapsamında değerlendirilerek (9/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulacağı açıklanmıştır.
             İlgide kayıtlı özelge talep formu ekinde yer alan Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile yapmış olduğunuz "Temizlik Hizmet Alımı Teknik Şartnamesi"nin 4 üncü maddesinde, temizlik işinde istihdam edilecek elemanların sevk, idare ve kontrolünün firmanızda olacağı belirtilmektedir.
             Buna göre, söz konusu hizmetin; istihdam edilecek elemanların sevk, idare ve kontrolünün firmanızda olması nedeniyle "işgücü temin hizmetleri" kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, "temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetleri" kapsamında (7/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.




(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Yurt dışındaki müşteriye verilen komisyon hizmeti bedelinin bir kısmının üçüncü ülke mukimine komisyon olarak ödenmesi.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)



Sayı
:
39044742-130-832
08/04/2014
Konu
:
Yurt dışındaki müşteriye verilen komisyon hizmeti bedelinin bir kısmının üçüncü ülke mukimine komisyon olarak ödenmesi.


            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin tetkikinden, yabancı ülke mukimi ile Virjinya adasında yapılan komisyon anlaşması gereğince fatura karşılığı 73.956,45 € (Euro) tutarındaki komisyon bedelinin hesabınıza yatırıldığı, İran'a satılan mal karşılığı olan bu komisyonun bir kısmının aynı zamanda İran mukimi iş ortağına banka sistemi dışında elden fatura ve makbuz karşılığı komisyon bedeli olarak ödendiği belirterek söz konusu komisyonun vergi kanunları karşısındaki durumu hususunda görüş talep edilmektedir.
             I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun; 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiş, 6'ncı maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safı kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safı kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
            Aynı Kanun'un 30'uncu maddesinin birinci fıkrasında; dar mükellefiyete tabi kurumların anılan fıkrada bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır.
            Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanunu'nun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38'inci maddesinde ise;
            "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
            1.  İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
            2.  işletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükümlerine yer verilmiştir.
            Buna göre, tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8'inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
            Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde ise safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, maddenin (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safı kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
            Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir Vergisi Kanununda ve Kurumlar Vergisi Kanununda sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir ve bunlara işletme gideri de denebilir.
            Bir masrafın genel gider adı altında masraf yazılabilmesi için, genel giderlerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması, masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması ve masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekmektedir.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, tarafınızdan yurt dışı mukimine verilen komisyon hizmeti gelirinin bir kısmının iş ortağınız olduğu belirtilen İran mukimine fatura mukabili yansıtılması halinde, İran mukimine yapılan söz konusu komisyon ödemelerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması olanaklı bulunmaktadır.
            Ayrıca tarafınızdan İran mukimi iş ortağına yapılan komisyon ödemeleri ticari faaliyet kapsamında bulunmaktadır. Dar mükellefiyete tabi kurumlara komisyon hizmetlerine ilişkin olarak ticari faaliyet kapsamında yapılan ödemeler Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30'uncu maddesinde tevkifata tabi ödemeler arasında sayılmadığından, yurt dışında mukim müşteriye verilen komisyon hizmetine ortaklık eden İran mukimi firmaya yapacağınız komisyon ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
             II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
              3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1/1. maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
            4/1. maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,
             6/b maddesinde; hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği belirtilmiştir.
             60 No.lu KDV Sirkülerinin "1.1.1. Yurt dışındaki İşlemler" başlıklı bölümünde;
            "KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurt dışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurt dışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir.
            Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin;
            - Yurt dışında düzenlenen bir fuara Türkiye'den katılan firmalara yurt dışında verdiği stant kurulumu, montajı, lojistik vb. hizmetler,
            - Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işleri,
            - Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar Türkiye'ye gelmeksizin) yapacağı teslimlere ilişkin olarak verdiği aracılık hizmeti,
            - Türkiye'deki başka bir firmanın personelini yurt dışına götürmek suretiyle aynı sektörde faaliyette bulunan yabancı firmalarla tanıştırma, bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt dışında verdiği danışmanlık hizmeti,
            - Yurt dışındaki bir firmanın mallarının, yine yurt dışındaki bir başka firmaya pazarlanmasına yönelik olarak yurt dışında verdiği satış komisyonculuğu hizmeti
            Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.
            Türkiye'de serbest meslek faaliyeti dolayısıyla KDV mükellefi olan bir doktor veya avukatın, Türkiye'de KDV mükellefi olan bir firmaya yurt dışında verdiği hizmetler de verginin konusuna girmeyecektir."
            denilmektedir.
            Buna göre, yurt dışında mukim bir firmanın mallarının İran'a pazarlanmasına yönelik hizmet yurt dışında ifa edildiğinden ve hizmetten yurt dışında yararlanıldığından KDV'nin konusuna girmemektedir. KDV'nin konusuna girmeyen bu hizmet bedelinin bir kısmının iş ortağınız olan İran mukimine fatura mukabili yansıtılması işleminde de KDV hesaplanmayacaktır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.



(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İnternet üzerinden verilen bilgi paylaşımı bedeline tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı